Yüce Allah insanlar arasından seçmiş olduğu peygamberler vasıtasıyla insanlara emir ve yasaklarını bildirmiş, peygamberlere gönderdiği vahiylerle kulluk sorumluluklarını insanlara öğretmiştir. Hz. Âdem’le başlayan peygamberlik müessesesi Hz. Muhammed (s.a.v.) ile son bulmuştur. Son ilahi kitap olarak ise Hz. Peygamber’e Kur’ân-ı Kerîm indirilmiştir. Allah’tan aldıkları vahiyleri insanlara tebliğ eden, aynı zamanda açıklayan ve öğreten peygamberlere indirilen vahiyler, vahye muhatap olan toplumların diliyle indirilmiştir. İlahi vahyin anlaşılabilir ve yaşanabilir olması adına bu son derece önemlidir. Bu bağlamda olmak üzere, son ilahi kitap olan Kur’ân-ı Kerîm de ilk muhataplarının dili olan Arapça ile indirilmiştir. Herhangi bir metnin okunup anlaşılabilmesi için o metnin dilinin iyi bir şekilde bilinmesi gerektiği malumdur. Edebi bir mucize olan Kur’ân’ın doğru bir şekilde okunup anlaşılabilmesi için de onun dili olan Arapçanın, harf ve ses bilgisiyle, kelime ve cümle yapılarıyla, kısaca sarf, nahiv ve belagat gibi ilimleriyle en iyi şekilde bilinmesine ihtiyaç vardır. Bu açıdan bakıldığında, Kur’ân’ın manalarını ortaya çıkarmayı hedefleyen tefsir ilmi için diğer ilimler yanında Arapça bilgisinin de vazgeçilmez olduğu görülmektedir. H. 180 yılında vefat eden Sîbeveyh’in el-Kitâb isimli eseri Arap dili grameri üzerine telif edilmiş günümüze ulaşan ilk eser olması yanında muhtevasında yer alan pek çok özellik nedeniyle de en önemli eserlerden biri olarak kabul görmüştür. Konuları ele alırken Arapların günlük kullanımlarından ve şiirlerden örnekler veren Sîbeveyh’in delillendirmede kullandığı en önemli kaynaklarından biri de Kur’ân ayetleri olmuştur. Bu bağlamda, ele aldığı dil kuralına ayetlerden deliller getiren Sîbeveyh zaman zaman ayetlerin manalarına dair açıklamalar da yapmış, ayetlerde yer alan harfler ve kelimeler hakkında tahlillerde bulunmuştur. Ayrıca, ayetlerin i’râb özellikleri ve farklı okunuşları hakkında da bilgiler içeren el-Kitâb, Arap dili üzerine yazılmış bir eser olarak tefsir ilmi açısından da önemli oranda bilgi ve nakiller içermektedir. Başta Arap dili üzerine yazılmış eserler olmak üzere, kendinden sonra telif edilmiş olan pek çok tefsir eserine de kaynaklık etmiş olan el-Kitâb, özellikle ayetlerin dilbilimsel yönden incelemeye tabi tutulduğu filolojik tefsirler yanında, önde gelen birçok tefsir eseri için de başlıca müracaat kaynaklarından olmuştur. Bütün bu özellikler, elKitâb’ın tefsir ilmi açısından önemini ortaya koyacak bir çalışmanın gerekli olduğunu bize düşündürmüştür. Arap dili grameri üzerine yazılmış önemli bir kaynak olarak bugüne kadar pek çok farklı yönden çalışmaya konu edilmiş olan el-Kitâb’ın tefsir ilmi açısından ifade ettiği değerin müstakil bir çalışmayla ortaya konulmasının önemli olduğu düşüncesiyle bu kitap hazırlanmıştır. Bu çalışmanın ilim mirasımıza küçük de olsa bir katkı sunması temennisiyle...