Çalışmada, evrenin yaratıcısının Allah olduğu sürekli bir şekilde ispatlanmakta ve vurgulanmaktadır. Evrenin yegâne yaratıcısının Allah olduğu ve oluşun bütünüyle O'na nispet edilmesi gerektiği ifade edilmektedir. Allah'ın evrene müdahalesi, farklı vakalar üzerinden ele alınarak, evrenle olan ilişkisi tekdüze midir, farklı yollarla ve amaçlarla evrenle temas ediyor mudur soruları sorgulanmaktadır. Evrenin neden bu şekilde kurgulandığına dair âyetlerin, Allah’ın maksadını ortaya çıkarmak için bir araç olduğu varsayılmakta ve buna dikkat çekilmektedir. İnsanın evrendeki konumu, anlam arayışı çerçevesinde anlaşılmaya çalışılmaktadır. Evrene ilişkin anlam arayışının, insanın kendi anlam arayışında bulduğu ve insanın evrene amaçsız ve abes bir şekilde gönderilmediği teziyle ilişkili olduğu belirtilmektedir. Evrenin bir gayeye dönük olduğu varsayımı, evrenin planlanmasının nedenidir. Evrendeki düzenlilik ve planlılık kavranmadan, onun bir amaca yönelik olduğu anlaşılabilir değildir. Evrenin bir planlamanın ürünü olduğu ve bu planın yüklendiği sorumluluğun izah edilmesi gerektiği ifade edilmektedir. Bu planlılık ile evrendeki tabiî afetler ve kötülük varsayımı, Kur’an âyetleri çerçevesinde yeni bir yoruma tabi tutulup anlaşılmaya çalışılmaktadır. Kur'an’daki musibet olarak değerlendirilebilecek farklı âyetler, ortak bir paydada toplanarak anlamlandırılmaya çalışılmaktadır.
Doğru bir evren algısının, doğru bir Allah algısının arka planını oluşturduğu güçlü bir şekilde dile getirilmekte, doğru bir Allah tasavvurunun, doğru bir vahiy algısıyla inşa edilebileceği ve doğru bir vahiy yorumunun ise doğru bir evren algısıyla test edilebileceği belirtilmektedir