Toplumlar hızla değişmektedir. Bir toplumun yüz yıl önceki yapısı ile bugünkü yapısı ve nihayetinde yüz yıl sonraki durumu da kuşkusuz birbirinden farklıdır ve farklı olacaktır. Binlerce yıllık dünya tarihine bakıldığında, önce-ki dönemlere kıyasla özellikle son üç asrın adeta baş dön-dürücü bir hızla değişim gösterdiği de gözden kaçmamaktadır. 18. Yüzyıldan itibaren başlayan bu süreç, sanayileş-me, modernleşme, teknoloji, kentleşme, göç, ideolojiler, ulus-devlet, demokrasi, hak ve özgürlükler, küreselleşme, postmodernizm gibi, hayatın farklı birçok alanında keskin dönüşümlerin de yaşanmasına neden olmuştur. Kuşkusuz bu dönüşümler, yaşadığımız toplumlarda da çabucak karşı-lığını bulmuştur. Toplumsal ilişkiler, gündelik yaşam pratikleri, kültür, aile, inançlar, değerler, sosyalleşme, grup ilişkileri, sivil toplum örgütlenmeleri ve daha birçok konu, geçmiş dönemlerdeki toplumlara kıyasla, günümüz toplumlarında farklı biçimlerde deneyimlenmektedir. Toplumların kültürel değişmesinde birçok faktör et-kili olmaktadır. Keşif ve icatlar, teknolojide yaşanan değişimler ve gelişmeler, toplumların veya kültürlerin birbirleriyle etkileşimleri, coğrafi mobilizasyon veya göçler ve toplumlara uygulanan baskı ya da asimilasyon uygulamaları, kültürel değişimi sağlayan faktörlerin en önemlileridir. Kültürel değişme çoğunlukla, maddi kültürdeki (teknoloji, makine, giyim tercihleri, mimari yapı, ulaşım ve iletişim araçları vs.) değişmelerle başlayıp zamanla bu değişmelerin maddi olmayan kültürü (zihniyet, gelenek, değer yargıları, inanç, ahlak, kanun, norm) etkilemesi ve dönüştürmesiyle devam eder. Günümüz toplumlarının yaşadığı kültür değişmeleri de, böyle bir süreci izlemektedir. Ayrıca küreselleşmeyle birlikte artan ulaşım ve iletişim imkanları ve buna bağlı olarak toplumlar arası yaşanan etkileşimler, sermayenin uluslararası dolaşımının kolaylaşması, teknolojinin tüm toplumlarda reklam ve pazar ağıyla transfer edilmesi gibi birçok yeni durum da, kültürel değişmeyi kolaylaştırmaktadır.
Teşhir toplumu, böyle bir kültür değişmesiyle bedenleşir. Şüphesiz teşhir ya da teşhircilik tarihin hemen her döneminde görülen bir durumdur. Ancak son üç asır, hem teşhir toplumunun temellerinin atıldığı, hem de ete kemiğe büründüğü bir süreci ifade etmektedir. Özellikle maddi kültürde yaşanan ve toplumları derinden etkileyen geliş-meler, zamanla teşhir toplumunu da kurgulamıştır. Tele-vizyon, telefon, bilgisayar, internet, elektronik aletler, giyim, moda, mimari, konut, araba gibi tüketim araçları, aynı zamanda kendi kültürünü de taşıyarak, maddi olmayan kültür üzerinde önemli tasarruflarda bulunmuştur. Böylelikle toplumların kültürünü oluşturan din, ahlak, değer, inanç, gelenek, görenek gibi toplumsal rezervler de, bu dönüşümden etkilenerek kişilerin eylem pratiklerini şekillendirmiştir. Bugünün toplumları, maddi kültürün etkisiyle yeni kültürler oluşturmaktadır. Gösteri toplumu, ağ toplumu, tüketim toplumu, gözetim toplumu, şeffaflık toplumu gibi kurguların her biri, esasında maddi kültürün ürettiği kültürel örüntünün adeta bedenleşmesidir. Bu anlamda yaşadığımız dünya da, görmenin, görünmenin ve göstermenin yani 3G’nin inşa ettiği kültürel örüntülerle bezenmektedir. Caddeler, sokaklar, billboardlar, reklam panoları, evler, vitrinler, gümüşlükler, televizyonlar, internet, sosyal medya uygulamaları, bedenler, kostümler, kıyafetler, moda ve daha birçok nesne, gösteri dünyasında teşhir pratiklerinin sergilendiği mekanlardır. Bu mekanlarda “var olmak” için çabalamak, günümüz insanının alışkanlıklarına dönüşmüştür. Toplumlar, panoptikon tarzı bir gözetlemeden sinoptikon ya da dijital panoptikon olarak adlandırılan, bir gözetleme formatına geçiş yaşamıştır. Jeremy Bentham’ın kurgusu olan ve Foucault tarafından iktidar ve gözetim olgusunu tasvir etmek için kullanılan panoptikon tarzı gözetleme, azınlığın çoğunluğu gözetlediği ve böylelikle kontrol ettiği ve denetim sağladığı baskıcı iktidar mekanizmasını ifade etmekteydi. Sinoptikon ise çoğunluğun azınlığı gözetlediği, gözetlenenlerin bilerek, isteyerek ve gönüllü olarak gözetlenmeye rıza gösterdiği, özel hayatlarını kamuya açtığı bir gözetleme biçimidir. Dolayısıyla teş-hir toplumu, sinoptikon temelli bir gözetlemenin ürünüdür. Sinoptikonda hiç kimse dışarıda kalmamaktadır. Çünkü sinoptikon iki tür eylem biçimiyle tüm toplumu kuşatır: Teşhir etmek ve dikizlemek. Bu eylemler, kendini göstermek ve sergilemek için kamuya açan teşhircilerin (exhibionist) ve teşhircileri gözetlemek için mevzilenen dikizcilerin (voyörist) pratikleridir. Dolayısıyla sinoptikon, teşhir ve dikizleme eylemleriyle günümüz toplumlarının birer yaşam ve kültür biçimine dönüşmektedir.