Birinci dil genellikle çaba harcamadan, erken yaşlarda maruz kalma yoluyla edinilir. Bireyler, aile ya da çevresel bağlamda maruz kaldıkları ikinci bir dili de birinci dilleri kadar kolaylıkla öğrenip ustalaşabilirler. Ancak, bazı durumlarda bireyin birinci diline maruz kalması ciddi şekilde azalabilir. Örneğin, ıssız bir yerde mahsur kalan ve yıllar boyunca ana diliyle hiçbir temas kuramamış bir bireyi hayal edin. Bu durumda, bu kişi ana dilini tamamen unutur mu? Yoksa sadece belirli unsurlara ya da sözcük ögelerine ulaşmakta mı zorlanır? Ve bu iki sonuçtan biri gerçekleşirse, bu dil kaybına ne sebep olur?
Bu sorular cevaplanması zor, kafa karıştırıcı sorular olabilir; çünkü bu tür bir durum varsayımsaldır. Ancak iki ya da daha fazla dilin temas hâlinde olması gerçek ve gözlemlenebilir yaygın bir olgudur ve bu temasın sonuçları araştırılabilir ve anlaşılabilir.