Toplumsal Cinsiyete Dayalı Şiddetin Yeni Yüzü: Dijital Şiddet isimli bu çalışma sanal uzamda gerçekleşen ve etkili olan, gün geçtikçe de artan ve sıradanlaşan bir şiddet türünü ele almakta. Nefret söylemi içeren ifadelerden kişilerin sözlü ve diğer araçlarla tehdit ve tacizine kadar varan genişlikteki bu şiddet türünün ne yazık ki en büyük hedefi de kadınlar. Bir başka deyişle yüz yıllardır hüküm süren toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin etki ettiği, doğurduğu olumsuz görünümlerin en güncel örneklerinden birisi dijital şiddet. Bir doktora tezinden kaynaklanan elinizdeki bu kitap, dijital şiddeti ele alırken öncelikle şiddet olgusunu çok boyutlu bir eksene yerleştirme gayreti içerisine girmekte, etimolojik, kültürel, sosyopolitik kökleri ile birlikte medya dolayımlı bu olgunun nasıl tartışıldığını ve ele alınabileceğini değerlendirmekte. Şiddet olgusunun doğal bir sonucu olarak mücadele boyutunun da vurgulanması gerekliliği ile özellikle Türkiye’de toplumsal cinsiyet eşitliği bağlamında hak mücadelesi ve feminizm tarihi de ele alınarak çalışmaya bir tarihsel arkaplan sunulmakta. Dijital şiddet kavramı literatürde ve gündelik yaşamda oldukça tartışmalı bir kavram ve bunun nedeni teknoloji, daha özel olarak da yeni medya dolayımlı gerçekleşmesi. Buradan hareketle Dr. Merve Sarışın, yeni medyanın “ne”liğine ilişkin bir değerlendirmeyi odağa dijital şiddet kavramını alarak metnine dahil etmekte ve süreci özellikle uluslararası politika metinleriyle de kısmen siyasi ve hukuki zeminde de değerlendirmekte. Çalışma bir doktora tezinden kaynaklanması nedeniyle bir uygulamalı araştırma da içeriyor, dijital şiddetin belki de en sistematik mağdurları olan kadın gazetecilerin Twitter hesapları bu kapsamda inceleniyor. Analiz edilen metinler ve içerikler gösteriyor ki, kim oldukları, siyasi konumları, dünya görüşleri vb. tüm değişkenlerden bağımsız olarak profesyonel gazetecilerin bu şiddete maruz kalmalarının en önemli nedeni kadın olmaları. Bu kitap çalışmasının literatür bağlamında sınırlı bir birikime katkıyapmasının ötesinde bir kaç anlamı ve değeri var. Dr. Sarışın, şiddetin çok yoğun sergilendiği, yaşandığı; özellikle kadına yönelik şiddetin bir cinskırıma dönüştüğü bir coğrafyada sorumlu ve duyarlı bir sosyal bilimci olarak akademik deneyim ve birikimini çok önemli bir meseleyi anlamaya yoğunlaştırıyor. Ancak, bu konunun hassasiyeti ve özellikle uygulamada karşılaşılan ve analiz edilen içeriklerin niteliği düşünüldüğünde bu oldukça zor bir deneyim. Dr. Sarışın bu süreci yönetirken bir yandan da pandemi gerçeğiyle de karşılaşmak durumunda kaldı ve çalışmasına bu süreci de dahil etti. Bu, bir sosyal bilimcinin algısı açık biçimde içinde bulunduğu koşulların konusuna/ meselesine etkisini değerlendirmesinin ne kadar önemli olduğunun en güncel ve güçlü örneklerinden birisi. COVID- 19 salgını ve dijital şiddete etkisi ile ilgili bölüm zaman zaman klişe bir ifadeye dönüşen “tarihe not düşmek” faaliyetinin gerçek anlamını bulduğu bir vakıa olarak da okunabilir. Sonuç itibariyle, Dr. Sarışın bu çalışmasıyla önemli bir meseleyi çok boyutlu bir biçimde ele almakta ve kadın gazeteciler özelinde yaptığı analizle de meselenin ne kadar can yakıcı olduğunu göstermekte. Çalışmanın her düzeyde konuya yönelik farkındalığı arttırması ve mücadeleyi güçlendirmesi dileğiyle… Prof. Dr. Günseli Bayraktutan Giresun Üniversitesi, Tirebolu İletişim Fakültesi .