Akdeniz’in mavi sularında, 100 kilometreden fazlası doğal sahillerle çevrili ve 300 kilometreyi aşan kıyı şeridi ile Mersin, yılın 300 günü güneşin tadını çıkarabileceğiniz kumsalları ve dört bir yanındaki doğal, kültürel ve tarihî zenginlikleriyle âdeta bir yeryüzü cennetidir. Mersin, sahip olduğu eşsiz değerler ve potansiyel sayesinde tarihin her döneminde birçok uygarlığa ev sahipliği yapmış, daima bir çekim ve cazibe merkezi olmayı başarmış, bölgesinde sosyal, ekonomik ve kültürel gelişime öncülük etmiştir.
Günümüzde de bu tarihî gücünü, ülkemizin önde gelen lojistik, tarım, ticaret ve sanayi kentlerinden biri olarak pekiştiren Mersin, ekonomik gelişmişliğini zengin doğal güzellikleri, kültürel varlıkları ve inanç merkezleri ile harmanlayarak farklı kültürlerin sevgi ve saygı ekseninde bir arada yaşamasına ev sahipliği yapmaktadır. Tarihî derinliği ve kültürel birikimini her köşesinde yansıtan Mersin, tarihe yön vermiş büyük medeniyetlerin ihtişamını günümüze taşıyan eserleriyle geçmişle gelecek arasında bir köprü işlevi görmektedir.
Toroslar ilçemiz, Mersin’in dört bir yanında görebileceğimiz tarihî, kültürel ve doğal zenginliklerin en güzel örneklerine ev sahipliği yaparak Mersin markası altında özel bir konumda yer almaktadır. Arkeoloji dünyasında ayrı bir öneme sahip, Neolitik Çağ’dan günümüze kadar kesintisiz yerleşim görmüş Yumuktepe gibi tarihî kalıntılar, mimari açıdan zengin ve özellikle 172 basamakla ulaşılabilen Çandır Kalesi, Orta Çağ dönemine ait ve 1085 metre yükseklikteki Gözne Kalesi gibi önemli yapılar, milletimizin bağımsızlık mücadelesinin izlerini taşıyan Kuvâ-yi Milliye Karargâh Müzesi ve doğal güzellikler arasında Sunturas Şelalesi gibi muazzam şelaleler, Toroslar ilçemizin öne çıkan değerlerindendir. Ayrıca, yaylalarıyla ünlü bu ilçemiz, Gözne ve Arslanköy gibi bölgelerde turizmin gelişmesine katkı sağlamaktadır.
Bu değerler, sadece Mersin’in değil, bölgenin de önemli bir turizm kaynağı olmasına olanak tanımaktadır. Mersin, Toroslar’ın çam ormanlarının yeşili ile Akdeniz’in sonsuz mavisinin buluştuğu noktada sahip olduğu iklimi ve doğal güzellikleriyle, turizmin her alanına hizmet verecek potansiyele sahiptir. Müzelerden ören yerlerine, mavi bayraklı plajlardan dalışa, raftingten trekkinge kadar pek çok turistik aktivite sunan Mersin, aynı zamanda Akdeniz mutfağının eşsiz tatlarıyla gastronomi tutkunlarına da unutulmaz bir deneyim vadetmektedir.
Bu bağlamda, tarihî ve kültürel mirasımızı doğal dokusuyla birlikte korumaya büyük özen gösteriyor, bu değerleri turizm sektöründe etkin ve verimli şekilde değerlendirerek katma değere dönüştürmeye çalışıyoruz. Mersin Üniversitesi ve özellikle Turizm Fakültesi ile Fakülte Dekanı Sayın Prof. Dr. Ahmet Atasoy ve ekibine, ilimizin tanıtımına katkı sağladıkları için teşekkür ediyor ve herkesi, Cennet Mersin’imizin güzelliklerini keşfetmeye ve yaşamaya davet ediyorum.