Turizm, dünya çapında 1,4 milyardan fazla insanın katıldığı ve 1,4 trilyon dolardan fazla gelir elde edilen bir endüstridir. Uluslararası seyahatlere katılan kişilerin sayısının 2030 yılına kadar 1,8 milyara ulaşması bekleniyor; bu da turizm endüstrisinin sürekli bir büyüme ve gelişim içinde olduğunu gösteriyor. Birçok turizm ülkesi de bu sektörden aldıkları payı artırmaya çalışmaktadır. Türkiye de bu yoğun rekabetin yaşandığı uluslararası turizm pazarında payını artırmaya çalışan ülkelerden biridir. Ülkemiz, en fazla turist ağırlayan ilk 10 ülke arasında yer almakta, ancak turizm gelirleri bakımından hala istenilen noktada değildir. Bunun birçok sebebi olsa da, en temel sorun doğru hedef kitleye etkili iletişim araçları ile ulaşamıyor olmamızdır.
Bir ülkenin uluslararası turizm pazarında istediği konumu elde etmesi, öncelikle o ülkede faaliyet gösteren turizm işletmelerinin etkinliğine bağlıdır. Turizm işletmelerinin tüketicilerle olan bağını kurabilmesi için pazarlama iletişimi araçları gereklidir. Pazarlama iletişimi karması, yani tutundurma karması ögeleri, turizm sektöründe üretilen ürün ve hizmetlerin, destinasyonların tüketicilerin zihninde yer etmesini ve doğru şekilde konumlandırılmasını sağlamak adına büyük bir rol oynamaktadır. Bu bağlamda, hem turistik destinasyonlar hem de turizm işletmeleri pazarlama iletişimi araçlarını bütünleşik bir şekilde ve entegre bir biçimde kullanmalıdır.
Pazarlama iletişimi karmasında yer alan araçların her birinin ayrı ayrı fonksiyonları bulunmakla birlikte, bu ögelerin ortak amacı turizm ürününün doğru bir biçimde tanıtılması, potansiyel talebin uyandırılması ve nihai olarak satışların artırılmasıdır. Ayrıca, hedef kitleler üzerinde pozitif bir imaj yaratılması ve bu imajın sürdürülebilir kılınması da pazarlama iletişiminin diğer amaçlarındandır.
Bu kitapta pazarlama iletişimi kurumsal bir çerçevede ele alınmış ve incelenmiştir. İlk bölümde iletişim ve pazarlama iletişimi kavramları tanıtılmıştır. İkinci ve üçüncü bölümlerde, pazarlama iletişiminin entegrasyonunda önemli bir yer tutan kurumsal kültür, kurum kimliği, kurumsal imaj ve kurumsal dizayn konuları üzerinde durulmuştur. Dördüncü bölümde, turizm endüstrisinde reklam uygulamaları ve kurumsal reklamcılık ele alınmıştır. Beşinci bölümde, turizm endüstrisinde halkla ilişkiler ve bu kapsamda yapılan uygulamalar incelenmiştir. Turizm sektöründe, özellikle otelcilik sektöründe en etkili tutundurma karması araçlarından biri olan kişisel satış ise altıncı bölümde incelenmiştir. Yedinci ve sekizinci bölümlerde ise, değişen ve dönüşen teknolojik dünyada en önemli araçlardan biri haline gelen sosyal medya, doğrudan pazarlama ve internet uygulamaları ele alınmıştır.
Her çalışmada olduğu gibi, bu çalışmanın da eksiklikleri bulunabilir. Bu eksikliklerin giderilmesi, ancak okuyuculardan gelen geri bildirimlerle mümkün olacaktır. Bu bağlamda, yapacağınız geri dönüşler için şimdiden teşekkür ederim. Son olarak, çalışmanın hayat bulmasında emeği geçen başta yazarlarımıza ve yayın evi çalışanlarına sonsuz teşekkürlerimi sunuyor, kitabın turizm endüstrisi ve öğrencilerimize faydalı olmasını temenni ediyorum.