Türk mûsikîsi, melodik özellikleriyle, repertuarıyla ve çalgılarıyla bin yılı geçkin görkemli bir tarihi geçmişin, zarif ve güçlü bir sanat anlayışını temsil eden, Osmanlı İmparatorluğunun gücüyle doğru orantılı gelişme gösteren, bir mûsikîdir. Nağmelerindeki ve icrâsındaki farklılık, bu mûsikîyi özel kılmıştır. Doğulu ve Batılı araştırmacıların her zaman ilgisini çekmiştir. Tampere sistemden farklı olarak içinde pek çok ayrıntıyı ve özelliği barındıran bu mûsikînin iki temel unsuru bulunmaktadır. Makamsal yapısı ve ritmik özellikleri ( usûlleri). Kâinâtın içinde bulunan ritmlerin ve sadâların bir tezâhürü olarak oluşmuş bir felsefî düşüncenin ürünü olan bu mûsikî, icrâcılar için vakûrlu, dinleyenler için efsûnlu, öğrenmek isteyenler için de gîzemli olmaya devam etmektedir.Bu kitap Türk mûsikîsi hakkında bilinmesi gereken temel konuları içermektedir. Türklerin kısa tarihçesi ve mûsikîsi, Türk mûsikîsinde eğitim ve öğretim kurumları, çeşitli ses sistemleri, akort sistemi, usûller, makamlar, türler, formlar, çalgılar, nazariyatçı, besteci ve icrâcılar, çeşitli dönemlere ve makamlara ait örnek eser repertuarı bu konular arasındadır.Kültürel köklerden uzaklaşılınca çağdaş olunacağı ya da “bu mûsikî mirası çağımıza uymuyor,çağa uydurulması gerekli” düşüncesiyle mûsikîsini tanımasına fırsat verilmeden yetiştirilen sevgili gençlerimiz ve Türk Mûsikîsini öğrenmek isteyen tüm mûsikî severler için kaynak olması amacıyla hazırlanmıştır.Kitabımızın birinci bölümünde Türkler için mûsikînin anlamı ve yaşayışlarındaki önemini anlatan kısa tarihi seyir ele alınmıştır. Bu tarihi seyir içinde ecdâd tarafından Türk mûsikîsi eğitimi ve öğretimine, mûsikî bilginliğine, araştırmacılığına, bestekârlığa, icracılığa verilen değer ve iltifat ana hatları ile ortaya konmuştur. Diğer yandan Osmanlı Devleti’nin son yıllarında başlayan Batı hayranlığıyla kendisine ait her şeyi küçük görme, Cumhuriyetin ilk yıllarında kendi mûsikîsinin eğitimini, öğretimini ve dinlenmesini yasaklatmaya kadar varan bedbahtlık karanlık bir sahife olarak ne yazık ki bu kitapta da yerini almıştır.Türk mûsikîsi, eğitim kurumlarından yoksun olunca gittikçe yozlaştırılmış, pek çok yeni adlandırmalar yapılarak halkın beğenisine “işte Türk mûsikîsi örnekleri ! “ diye sunulmuştur. Asıl üzüntü verici ve düşündürücü olan ise güfte, beste, içerik, teknik, estetik açısından tamamen yoksun olan bu örneklerin gençlik tarafından Türk mûsikîsinin en nâdîde örnekleri zannedilmesidir. Kitabımızın ikinci bölümünde yer alan eserler Türk mûsikîsini doğru tanımlayacak, örneklendirecek ve Türk mûsikîsinden ne anlaşıldığına açıklık getirecek şekilde seçilmiştir. Kitapta makam yapılarını ve formlarını en iyi tarif eden eserlere yer verilmiştir. Bu şekilde gençliğe kendi mûsikîlerini doğru tanıyıp doğru söyleyebilecekleri bir repertuar kazandırmak amaçlanmıştır. Güfte içeriklerinin anlaşılmasını kolaylaştırmak amacıyla güftelerde kullanılan Osmanlıca kelimelerin ve tamlamaların açıklamaları nota sahifelerinde mini sözlük şeklinde verilmiştir. Güftelere ait aruz ve hece kalıpları çıkarılarak tespit edilmiş ve nota sahifelerine yazılmıştır.Türk mûsikîsinin zorluğu ve karmaşıklığı karşısında kolay bir öğretim modeli ve yöntemi oluşturulmaya çalışılmıştır. Makam ve usûl tarifleri en kolay öğrenilebilecek biçimde gösterilmiş ve anlatılmıştır. On üç Basit makama ve günümüzde de en fazla kullanılan elli Birleşik makama yer verilmiştir. On beş zamanlı küçük usûllere yer verilerek usûl darbları örnek eserler üzerinde gösterilmiştir. Usûl vurarak söyleme ve çalma, meşk etme geleneğinin aktarılmasına önem verilerek kültürel bağın kuvvetlendirilmesi ve mûsikîdeki âhengin yakalanabilmesi amaçlanmıştır. Arel_Ezgi Uzdilek ses sistemine bağlı kalmakla birlikte ayrıldığımız noktaları da belirtmeden geçemediğimizi söylemek isteriz. Makam sınıflandırması ve bâzı makamlarda farklı târifler, usûllerin kalıp olarak öğretilmesi, ana makamın Rast makamı kabul edilmesi bu farklı görüşlerden bir kaçıdır.Kitabımızın üçüncü bölümünde Türklerin geniş coğrafî bir bölgede hüküm sürmelerinin, kültürel ve sosyal yaşantılarının, beşerî ilişkilerinin bir sonucu olarak şekillenen ve Türklerin kültürel kimliğini yansıtan Türk Mûsikîsi Türlerine, Formlarına ve Çalgılarına da yer verilmiştir. Halk Mûsikîsi, Klâsik Mûsikî, Câmi,Tekke, Mehter Mûsikîsi formları ve çalgılarıyla muhteşem tarihi geçmişin mûsikî hatları çizilmeye çalışılmıştır.Türk mûsikîsindeki yüzlerce bestekâr, icrâcı, araştırmacı ve yazar gibi önemli şahsiyetlerden bâzılarının yaşadığı tarihler ve hizmet ettikleri mûsikî alanı belirtilerek kitabımızda yer verilmiştir.Kitabımızın dördüncü bölümünde en çok kullanılan yirmi makamdan örnek eser repertuarı oluşturulmuştur.Gerek makamlara ait örnek eser repertuarı bölümünü gerekse diğer bölümleri oluştururken sanatçı-eğitimci gözüyle kitabın aynı zamanda Türk mûsikîsi eğitiminin verildiği her yerde bir rehber, başucu ve ders kitabı olarak hizmet verebilmesine özen gösterilmiştir. Özellikle Türk Mûsikîsi konservatuarlarında, müzik öğretmeni yetiştiren kurumlarda, Türk mûsikîsi derslerinde çok büyük ihtiyaç olarak görülen ders kitabı açığını kapatacağına inanmaktayız. Kitabımızın Türk mûsikîsi derslerinde, program modeli, yöntem, konu, içerik, bilgi açısından birlikteliğin sağlanabilmesi için faydalı olacağını da düşünmekteyiz.Türk mûsikîsi eğitimine katkıda bulunması dileğiyle…