“Kırlangıç Çığlığı” adlı kitabında Ahmet Ümit; “Göç sırasında yüzlerce kırlangıç fırtınaya yakalanıp ölürmüş. Göçü başarıyla tamamlayan kırlangıçlar, geldikleri ülkenin sıcak gökyüzünde uçarken, yollarda kaybettikleri arkadaşlarını anımsar acıyla, öfkeyle böyle çığlıklar atarlarmış.” der. Bahsi geçen göç meteforu hicret esnasında tüm canlıların yaşadıkları zorlukları/acıları bize yakınlaştırması/yansıtması açısından çok önemlidir. Zira tarihi süreç itibariyle göçler, medeniyetlerin ilerleyip bugünkü seviyelere ulaşmasında, milletlerin teşekkülünde önemli bir olgu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu eserde Türklerin tarihte yaşadıkları göç olaylarının olgusal olarak teşekkülü tespit edilmiş; o günden bugüne ulaşan çığlıkların izleri de sürülmeye çalışılmıştır. Göç olgusu göç edenleri etkilediği gibi göç edilen yerdekileri de etkileyen karşılıklı etkileşime bağlı olan iki taraflı bir olgudur. Bu iki yönü özellikle edebi eserlerde görmek mümkündür. Göç olayları kimi zaman John Fowles’in “Büyücü” adlı romanındaki gibi Atina’ya göç edenleri tasvir ederken “Akropolis’te bir tur atmak yerine, köylerinden kalkıp Atina’ya göç eden ve boğaz tokluğuna cılız vücutlarını satan en umutsuz aç oğlanların toplandıkları Zappeion parkına yöneldi.” dediği gibi boğaz tokluğuna iş bulmak için maddi gerekçelerle meydana gelmiş kimi zamanda siyasi sebepler gibi zorunlulukları da anlatır. Amin Maalouf göçü; “Yolların Başlangıcı” adlı eserinde “Bütün göç edenler, bütün baş kaldıranlar, giderek daha adaletli bir dünya düşü kuran bütün insanlar; bunu her şeyden önce, yurtlarını yöneten toplumsal ve siyasal sistemde kendilerine bir yer bulamadıkları için yapmışlardır.” şeklinde bir sebebe dayandırır. Her ne sebeple olursa olsun göç edenler, yüzyıllardır sahip oldukları kültürel değerleri, bavullarına doldurarak yeni coğrafyalara gitmekte, hem gittikleri yerlere tesir etmekte hem de müteessir olmaktadırlar. Bugün itibariyle tarihteki ilk toplulukların göç olayı ile ilgili yaşanmışlıkları göç destanlarında görebilmek mümkündür. Destanlara konu olan göç olgusu tarih boyunca varlığını şifahi edebiyat unsurları, şiirler, destanlar, masallar, türküler, romanlar, araştırmalar, filmler üzerinden korumuştur. Böyle bir olgu şimdiye kadar birçok kez kaleme alınmış olsa da bu konuda her zaman söylenecek, farklı açılardan ele alınılacak birçok konu bulunmaktadır. Göç olayı dünya milletlerinin bugünkü teşekkülünün oluşmasında yer almış olsa da tarihte Türkler kadar göç gerçeği ile karşılaşan başka bir milletin olmadığı hakikattir. Türkler çok uzun bir tarihi derinliğe sahip olmak itibariyle yaşadıkları coğrafi alan dikkate alındığında dünyadaki en geniş coğrafi alanda yer almış bir millettir. Hiç şüphesiz Türkler açısından bu sonucun olmasında Türk tarihinde yer alan göç önemli bir etken olarak karşımıza çıkmaktadır. Göç olayı kimi zaman icbari sebepler ya da milli kaygılarla meydana gelmiş olsa da kimi zaman da yaşadıkları ilk coğrafyadan daha iyi, daha güzel yerlerde yaşama hayali ile sebebiyle olmuştur. Çünkü bir Türk atasözünde “Üç göç, bir yangının yerini tutar.” denilmesi onların kodlarında böyle bir damar olduğunu bize salik verir. Başka bir coğrafyaya göç etmek zorlu bir süreçtir. Göç olgusu Türk milletinin kodlarına, bilinçaltına o kadar işlemiştir ki bugün hala biri öldüğü zaman dahi “Bu dünyadan göçtü.” ifadesinin kullanılmasının göçün bu dünyada da bitmediği, bu dünyadan sonrada daha iyiye, daha güzele ulaşmak için de manevi bir göç olayının vuku bulduğunun tezahürü olarak yorumlanabilir. Eserde Türk tarihi için bu derece köklü olan göç konusu farklı yönleri ile ele alınmaya çalışılmıştır. Akademik yazı atölye çalışması kapsamında bir araya geldiğimiz kitabın yazar kadrosu ile yaptığımız görüşmeler sonunda Türk tarihinde göç konusu üzerinden bir çalışma yapmaya karar verildi. Eser editör ve yazarların katılımı ile her hafta düzenli olarak uzun soluklu yapılan toplantılarla her bir bölüm üzerinde tartışılarak oluşturulmuştur. Her hafta yapılan bu toplantılar sonucunda bölüm yazarları akademik bir çalışma içerisinde uygulamalı olarak yer almışlar; böylece tecrübelerini geliştirme imkânı bulmuşlardır. Uzun uğraşlar neticesinde tamamlanan bu eserde sadece göç değil göç bağlamında isyan konusuna da yer verilmiştir. Çünkü yapılan alanyazındaki incelemeler sonunda birçok göç olayının meydana gelişinde isyanların da temel oluşturduğu anlaşılmıştır. Kimi zaman tarihte uzun süreli birikimlerin bir sonucu olarak da meydana gelen isyanlar sonucu yaşanılan bölgede bulunanların tek çare olarak yeni bir umutla göçe koyuldukları görülmüştür. Bu düşüncelerden hareketle çalışmalarımızın içeriğini de göz önüne alarak “Türk Tarihinde Göç ve İsyan” ifadesini kitabımızın başlığı olarak kullanmayı uygun bulduk. Çalışmada elimizden geldiğince göç konusunda farklı örneklere değinmeye ya da bilindik olaylara farklı açılardan bakmaya çalıştık. Bu çerçevede çalışmada üç ayrı örnek üzerinde bir araştırma tekniği olarak sözlü tarih kullanılmış ve böylece yazılı kaynaklarda ulaşılamayan bilgileri de elde etmeye çalıştık. Eser de ayrıca göç konusuna farklı bir boyuttan bakarak bir zenginlik katma adına Türkiye’de günümüzde okutulmakta olan lise tarih ders kitaplarında göçe dair yer alan konuların tespiti, analizi de yapılmaya çalışılmıştır. Bu çerçevede nitel araştırma yaklaşımıyla lise son sınıf öğrencileri ile de görüşme yöntemi kullanılmıştır. Bu şekilde mevcut lise müfredatları çerçevesinde oluşturulan tarih ders kitaplarından eğitim alan öğrencilerin zihinlerinde yer alan göç algısının ortaya konulması amaçlanmıştır. Böylece ülkemiz insanlarının göç olgusuna karşı sahip oldukları algıların temelinde eğitimin yeri ve etkisi de ortaya konulmaya çalışılmıştır. Burada dile getirilenlerden hareketle göç üzerine yapılan bu çalışmanın alana katkı sağlayacağı düşüncesindeyiz. Bu eserin özellikle göç konusu ile ilgili devlet kurumlarının, konu ile ilgili tarih araştırmacılarının ve konuya ilgi duyacak okuyucuların yararlanacağı bir çalışma olduğu dile getirilebilir. Elinizde tuttuğunuz bu eserin siz değerli okurumuza faydalı olmasını, günümüzde içinde yaşadığımız dünyanın kaçınılmaz bir olgusu olan göç ve isyan konusunda tarihi derinliği yakalamanıza katkı sağlamasını umuyor ve iyi okumalar diliyorum.