Vergilendirme sürecinde iki taraf söz konusudur. Vergi alacaklısı olan “Devlet” ve vergi borçlusu olan “mükellef” tir. Bu süreçte vergi idaresi ile mükellef arasında ilişkiler söz konusudur. Bu ilişkilerin doğal bir sonucu olarak karşılıklı haklar ortaya çıkar. Bu haklardan biriside “mükellefin hakları” dır.Mükellefin hakları “mükellef” ve “hak” olmak üzere iki kavramdan oluşmaktadır. Mükellef, vergi kanunlarına göre kendisine vergi borcu yüklenen gerçek ve tüzel kişileri ifade eder. Vergi mükellefiyeti kanundan doğar. Hak ise, hukuk düzeni tarafından kişilere tanınmış olan yetkileri ifade eder. Hukuk tarafından tanınan, yararlanılması hak sahibinin iradesine bırakılan ve korunmasını isteme hususunda kişilerin yetkili sayıldığı menfaatlerdir. Günümüzdeki teknolojik gelişmeler ve küreselleşmeye bağlı olarak mükellefin haklarında da gelişmeler söz konusu olmuştur. Bu gelişmeler kısa zamanda birçok ülkede, vergi idaresi ile mükellef arasındaki ilişkilere yansımıştır. Mükellef haklarında ki gelişmeler “mükellef hakları bildirgeleri” ile başlamıştırÇalışmada yer alan konuların daha belirgin hâle gelmesi amacıyla, kitabın birinci baskısı başlığında yer alan Türk Vergi Sisteminde “Mükellef Hakları” kavramı yerine “Mükellefin Hakları” kavramı kullanılmış ve çalışma konuları genişletilmiştir. Bu nedenle çalışmada Türk Vergi Sisteminde yer alan “mükellefin hakları” ele alınmıştır. Bu doğrultuda mükellefin hakları; Mükellef Hakkı, Bireysel Başvuru Hakkı, Kanunlardan Doğan Hakları, Tercihlerine Bırakılan Hakları, Vergi Ödevlerinde Hakları ve İdari İşlemlerde Hakları olarak bölümlere ayrılmıştır. Birinci bölümde mükellef ve hak kavramlarının tanımı ve çeşitlerine yer verilmiştir. Budan amaç; Mükellefin genel tanımı Vergi Usul Kanununda yapılmış olsa da, vergi kanunlarının kanun olma özelliğine bağlı olarak her vergi kanunu kendi mükellefini tanımlamak zorundadır. Hak konusu ise, mükellefin vergi ilişkisinde çeşitli hakları söz konusu olmasına bağlı olarak hak çeşitlerine yer verilmiştir.XXİkinci ve üçüncü bölümlerde mükellefin vergi ile ilişkisinde dikkate alınması zorunlu ve genel olan “mükellef hakkı” konusuna yer verilmiştir. Çünkü mükellef hakkı; mükellefin vergilendirme sürecinde temel haklarının belirlendiği bir haktır. Vergi kanunları düzenlenirken, vergi ödevleri belirlenirken, idari işlemler yapılırken dikkate alınması gereken haklardır. Dördüncü bölümde ise, 6216 sayılı Kanun’un 23 Eylül 2012 tarihinde yürürlüğe giren 45-51. maddeleriyle düzenlenen bireysel başvuru hakkına yönelik yeni bir düzenleme ile mükelleflerin de Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru hakları doğmuştur. Bu hakka bağlı olarak vergi mükelleflerinin Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvurularına ilişkin esaslar ortaya konulmaya çalışılmıştır.Diğer bölümlerde ise; Beşinci bölümde vergi kanunları düzenlenirken mükellef hakkı hükümleri doğrultusunda dikkate alınması zorunlu olan mükellefin kanunlardan Doğan Hakları, altıncı bölümde mükellefin kanun ve vergi kanunlarında yer alan Mükellefin Tercihlerine Bırakılan Hakları, yedinci bölümde mükellefin Vergi Ödevlerinde Hakları ve sekizinci bölümde vergi idaresinin İdari İşlemlerde Mükellefin Hakları ele alınmıştır.Çalışmada mükellefin hakları ortaya konulurken; bu hakların nereden kaynaklandığı ve neler olduğu, vergi kanunlarının yanı sıra, bu konuda çıkarılan yönetmelik, genel tebliğ, yönerge, özelge, Danıştay kararlarında yer alan hüküm ve esaslara da yer verilerek açıklanmaya çalışılmıştır.Revize edilerek genişletilen ikinci baskının mükelleflere, ilgi duyanlara ve öğrencilere faydalı olması dileğimizdir.