Bu kitap, uzun bir süredir üzerinde düşündüğüm ve çeşitli notlar aldığım bir pratiğin ürünüdür. Kitap yazma fikri, aslında 16 Nisan 2017 referandumu sürecine kadar uzanıyor. Çünkü referandum sonuçları açıklandıktan sonra, Türkiye'de yeni bir hegemonyanın anayasal inşasının gerçekleştirilmiş olduğuna şahitlik ettiğimi düşündüm ve Türk siyasal hayatı üzerine bir tartışmanın, Türkiye'nin referandum deneyimlerini dışlayarak yapılmasının imkansız olduğunu fark ettim. 1961, 1982, 1987, 1988, 2007, 2010 ve nihayetinde 2017 referandumları, yalnızca halkoylaması olarak ele alınamaz. Bu pratiklerin arkasında süregiden hegemonya mücadelelerini ve günümüze doğru inşa edilen yeni bir hegemonyanın işlevlerini gözden kaçırmamak gerektiği kanaatine vardım. Bu düşüncelerle başladığım bu kitabı yazabilmiş olmanın büyük mutluluğunu yaşıyorum.
Kitabın yazım sürecinde katkı sunanlardan önce, akademik gelişimime katkı sağlayan ve hala sağlamakta olan bazı kıymetli insanlara teşekkür etmek istiyorum. Beni dünyaya getiren ve birçok zorluğa rağmen eğitim almamı sağlayan annem Halise Can ile babam Muhammed Ihsan Can, burada ilk teşekkürümü hak ediyorlar. Ablam Nazan Can Şahin ve ağabeylerim Serhat Edip Can ile Diyar Can’a, her birinin farklı konularda ve zamanlarda bana destek oldukları için müteşekkirim. Ayrıca İstanbul’da bulunduğum süre boyunca eşsiz konukseverliğiyle beni mahcup eden Çişe Can kardeşime de çok teşekkür ediyorum. Lisans eğitimimde tanıştığım ve kendisini ailemden bir parça olarak kabul ettiğim Ersoy Küçükakça Küçu kardeşime de müteşekkirim. Kendisi, "aydın" ve "berrak" zihniyle entelektüel gelişimime büyük katkılar sundu ve halen de sunmaya devam ediyor. Yüksek lisans döneminde tanıştığım ve kendisinden çok şey öğrendiğim, öğrenmeye de devam ettiğim Doç. Dr. Yusuf Çifci kardeşime de ne kadar teşekkür etsem azdır.