Tuvalet eğitimi; çocuğun, bir başkasının yardımına ve hatırlatmasına ihtiyaç duymadan, kendi başına yapabileceği bir beceriyi kazanması olarak değerlendirilebilir. Tuvalet eğitimi bir beceriler seti olarak görülse de kültürel değişkenler farklı uygulamalara işaret etmektedir. Tuvalet eğitimi ile ilgili geniş çalışmalarda üzerinde uzlaşılan bazı noktalar vardır: Erken veya geç tuvalet eğitimi vermenin çocuklarda çeşitli sorunlara yol açtığı bildirilmektedir. Yine üzerinde neredeyse uzlaşılan bir başka konu da yaş aralığıdır: 18-24 ay arası tuvalet eğitimi verilmesi en çok önerilen yaş aralığı olarak karşımıza çıkmaktadır. “Çocuğa tuvalet eğitimi kazandırırken anne babaların davranışları nasıl olmalıdır?” sorusuna verilen yanıtlarda da günümüz pedagojisi doğrultusunda neredeyse benzer cümlelerle ortak öneriler sunulmaktadır: Tuvalet alışkanlığı kazandırmaya başlamadan önce anne babanın bir planı olmalıdır. Eğitime ne zaman, nasıl başlanacağı, ne gibi materyallerin gerekli olduğu vb. konular önceden belirlenmelidir. Tuvalet eğitimi sürecinde ebeveynlerin sabırlı olmaları çok önemlidir. Tuvalet eğitimi sürecince meydana gelen kazalarda çocuğa kızılmamalı, ayıplanmamalı, ceza verilmemelidir. Bu süreçte çocukla konuşulmalı, çocuk cesaretlendirilmelidir. Her olumlu adımda çocuk takdir edilmeli, beğenildiği gösterilmelidir. Çocuğun öğrendiklerini uygulamadığı zamanları ebeveynler kendi otoritelerine bir saldırı olarak görmemelidir. Çocuğun çisinden ya da kakasından nefret etmesine yol açacak (koku vb üzerine) sözler sarf edilmemelidir. Çocuğun başarı ya da başarısı ile yetenek ya da zekâsı arasında bir korelasyon kurulmamalıdır. Benzeri öneriler farklı çalışmalarda farklı uzunlukta itemler olarak listelenmektedir.Bu öneriler çocuğunuzun/çocuklarınızın her ne olursa olsun koşulsuz olarak onu/onları sevdiğinizi hissetmesi, çocuğunuzun duygularını anlamanız ve ifade etmesini kolaylaştırmanız temel yaklaşımıyla paraleldir. Sevgi ve kabul ancak belli bir davranış ya da başarı gerçekleştiğinde ifade edilirse çocukların koşulsuz olarak sevildiklerini hissetmeleri oldukça zordur. Ebeveynler çocuklarına beceri kazandırmak ya da istediklerini yaptırmak için güç, kızgınlık, öfke ya da mutsuzluklarını kullandıkları zaman çocukların kendilerini güvende hissetmeleri çok zordur. Tuvalet eğitimini son kertede başaramayan sağlıklı çocuk yoktur ancak birçok çocuğun, yeni beceriler öğrenirken desteğe gereksinimi vardır. Beceri eğitiminde çocuğun ihtiyaçlarına göre beceri eğitimini basamaklandırmak gerekmektedir. Bu konuda da çalışmalar ortak noktaların altı çizilmektedir. Başlangıçta çocuğun anne babası ile birlikte tuvalette bulunmasına, sifonu çekmesine izin verilmelidir. Oyun oynadığı alana oturağı konularak incelemesine ve sahiplenmesine yol açılmalıdır. Sonra çocuk günde bir kez giyinik olarak oturağa oturtulmalıdır. Daha sonra çocuk giysileri çıkartılarak oturağa oturtulmalıdır. Bu süreçte çocuğun korkuları varsa, oturağa oturmak istemiyorsa kesinlikle zorlanmamalıdır, hazır olduğu zaman beklenmelidir. Bu dönemde çocuğa bol ve kolay çıkarabileceği giysiler seçilmelidir. Çocuğa kakası ya da çişinin nereye gideceği anlatılmalıdır. Bezine kaka yaptığı zaman oturağa oturtularak, çocuğun gözü önünde oturağa boşaltılmalıdır. Bu durum çocuğun oturma ve kaka yapma arasındaki bağlantıyı anlamasını kolaylaştırır. Oturağı tuvalete boşalttıktan sonra sifon çocuğa çektirilip “Güle güle” gibi sözlerle kakanın gidişini görmesi sağlanmalıdır. Çocuğun korkuları varsa zorlanmamalıdır.Çocuk oturaktayken anne baba çocuğu yalnız bırakmamalıdır. Çocuğun hoşuna giden masallar, kitaplar okuyarak kaygıya mahal verilmemelidir.10 Çocuk gündüz düzenli olarak kuru kalıyorsa evin içinde bezsiz iç çamaşırları ile dolaşmasına izin verilmelidir. Çocuk çişi geldiğinde oturağı kullanması konusunda cesaretlendirilmelidir. Düzenli olarak yatağa gitmeden önce tuvalete götürülmelidir. Tuvalet eğitiminde geriye dönüşler yaşanabilir. Bu durumlarda eğitime bir süre ara verilebilir. Başarısızlık hissine kapılmamak gerekmektedir. Tuvalet eğitimi ya da başka bir süreçte çocuğunuzu olduğu gibi kabul edin. Gelişimini ve gelişim özelliklerini göz önünde bulundurun. Anne babalar olarak kendinize onun “doğru yerde” olduğunu hatırlatın. Destekleyin, onu dinleyerek ve zorlukları yeneceğine olan inancınızı göstererek ona rehberlik edin. Onların börtü böceğe, ağaçlara, yağmura, kara, çamura, kedilere, köpeklere, balonlara, nesnelere hayret ve heyecanla bakışlarına, benzersiz gülüşlerine ortak olun. Dünyanın onlar için ne kadar eğlenceli bir yer olabileceğini fark edin. Çocuk aklının gelişiminin, duygularını ifade edişlerinin farkına varın. Duygusal güven, onay, sabır ve anlayış olan bir ortamda tuvalet eğitiminin çocuğunuzun kendine güveni, inancı açısından etkisini zihninizde tasavvur edin. Sonrası çok kolay; Tuvalet eğitimi sadece çiş ve kaka yapmayı öğrenmek becerisi olarak değerlendirilemeyecek kadar önemli bir süreçtir. Yalnızca çocuğunuza yeni beceriler öğretmeyi içermez, aynı zamanda çocuğunuzun eski alışkanlıklarından da kurtulmasını içerir. Bu ebeveynler ve çocuk için çaba gerektirir (Stavinoha&Au 2013: 7). Bu süreç çocuğun fiziksel, duygusal, bilişsel ve sosyal gelişimi ile ilişkilidir. Tuvalet eğitimi, çocuğunuzun bedenine hükmetmesi ve davranışlarını kontrol altına alması için ilk büyük fırsattır ve böylece bedeninden gelen iç basınç duyularına tam bağımsız olarak kendi kendine cevap verebilme olanağına kavuşur. Kendi isteğiyle bir tuvalete giderek, bedeninin besinlerden ürettiği dışkıları boşaltmayı öğrenir. Bu kendini denetleyebilme yeteneği, daha önceki -memeden kesilmesi gibi- başarılarından çok farklıdır. Tuvalet eğitimi, çeşitli alt becerilerden oluşan karmaşık bir beceridir. Çocuğunuz bir yandan, fizyolojik olarak, makat kaslarını denetlemeyi becerirken bir yandan da bir eylemi ile erteleme ya da gerçekleştirebilme duygusal kapasitesini geliştirmektedir. Önceleri iç basınçları kontrol edemez ve duygularını hiç geciktirmeden açıklarken, artık bir eylemi erteleyebilmekte ve böylece bedenine hayır diyebilmektedir (Salk 1995: 62). Mota&Barros (2008)’a göre tuvalet eğitimi, çocuk ve aileler için birlikte başa çıkılması gereken durumlar arasında önemli bir kilometre taşıdır. Tuvalet eğitiminin ilk 12önemli sonucu çocuğun kendi kendine yetmeye başlamasıdır. Böylece çocuk süreç içinde özerklik kazanacaktır. Tuvalet eğitimi; fizyolojik, psikolojik ve sosyokültürel faktörlerden oldukça etkilenmektedir. Çocukların günlük yaşam aktivitelerini öğrenecekleri ilk kaynak aile ve okuludur. Bu nedenle sürecin sorunsuz geçirilmesi için ailelere ve öğretmenlere çok iş düşmektedir. İyi bir tuvalet eğitimi aile ve çocuk etkili iletişimi ile sağlanmalıdır. Çocuk tuvalete gitme ihtiyacının karşılanmasında ebeveyne ihtiyaç duyup duymadığı kararını kendisi verebilir. Özerkliğin kazanılması için dil gelişimi, motor, duyusal, nörolojik ve duygusal yetenekler gelişmiş olmalıdır. Tuvalet eğitimi zamanının belirlenmesinde mevsim ve kültür çok önemlidir. Bu nedenle eğitim zamanlaması oldukça farklılık göstermektedir. Ancak mesane ve bağırsak kontrolünün kazanıldığı zamanda eğitime başlamak en doğru yaklaşımdır. Yapılan çalışmalarda, ailelerin henüz çocuklar fiziksel yeterlilik kazanmadan eğitime başladıkları saptanmıştır.