Bu kitap hiçbir kulübü ya da sporcuyu yargılamaz ya da övmez.
Yalnızca modern spordaki köklü değişimin ve yaratılan marka değerinin, spora dair toplum kesiminin inanç ve değerlerini nasıl etkilediğini anlamaya ve açıklamaya çalışır.
Yine rekabete dayalı olarak, etik dışı yöntemlerle mutlak galibiyet algısı ve fanatik taraftarların ortaya çıkışı; spor etiği, fair play, centilmenlik, dostluk ve kardeşlik gibi değerlerin kolayca açıklanmasını engeller.
Ancak Türkiye’de Fair Play davranışlarını yalnızca sporcular üzerinden değerlendirmek, kavramın kapsamının daralması gibi sorunları da beraberinde getirir.